Analiz: YTÜ Öğrencileri Mobil Uygulamalara Nasıl Bakıyor?

8-PollingStation-Getty-min

Şimdi ne alaka dediğinizi duyar gibiyim, haklısınız. Beni tanımayanlar için öncelikle şu sayfayı okumanızı sonra buraya geri dönmenizi tavsiye ediyorum.

Yaklaşık bir aydır insanların herhangi bir sorununa çözüm bulma gayesiyle tırpanladığımız beynimizi uzağa gitmeme konusunda ikna ettik. Çok artistik işlerin sonunda basit düşünelim kendi sorunlarımıza çözüm bulalım diye öğrencilerin sorunlarına odaklandık. Biliyorduk ki okuduğumuz okulun mensuplarına yönelik elle tutulur ne resmi ne gayriresmi bir uygulaması vardı. Var olan bir kaç uygulama sadece yemekhane verisini uygulamaya çekmekten ibaretti fakat bizim daha büyük sorunlarımız olduğunu halihazırda öğrencisi olduğumuz için biliyorduk. Fakat herkesle aynı fikirdemiyiz acaba diğerleri de bizim gibi düşünüyor mu? diyerekten seçmenin nabzını tutmak için bir anket oluşturduk. Şimdi bakınca bazı önemli soruları unuttuğumuzu farkediyoruz ama her ankette böyle olmuyor mu?

Anketimiz hala açık ancak bu yazıyı yazdığım an itibariyle verilmiş 130 cevaba göre anketi değerlendireceğim.

Demografiyi bir miktar anlayalım:

Her teknik üniversitenin makûs kaderinde var olan kadın/erkek oranında YÖK verileriyle şaşırtmayan bir sonuç çıktı ki şöyle:

anket_cinsiyet

YÖK verisine göre ise 2014-2015 dönemi için Yıldız Teknik Üniversitesi’nde okuyan toplam (önlisans,lisans,yüksek lisans ve doktora öğrencileri) sayısı 34179 iken bunların 21294’ü erkek, 12885’i ise kadın. Çok uzağa gitmeden İstanbul’un diğer teknik üniversitesi için YÖK istatistiklerine bakacak olursak, yine 2014-2015 dönemi için İstanbul Teknik Üniversitesi’nde okuyan toplam öğrenci sayısı 35922 iken bunların 23668’i erkek, 12254’ü ise kadın. Bu veriler bize pazarlama aşamasında nasıl davranmamız gerektiği konusunda ışık tutacak.

Ankete katılımcıların çoğunluğunu bilerek son bir kaç dönemin çevresinden belirledik özellikle okula yeni girenler ve en fazla iki yıl önce girenlere seslenmek istedik. Yaşınız sorusuna verilecek cevabı bu yüzden sadece 18-24 ve 25+ olarak belirledik.

anket_yas

Bu ezici üstünlük beklenildiği gibi hedef kitlemizin dinamik ve hızlı içerik tüketen Y kuşağı olduğunu belirtiyor.

Demografi ile ilgili son soru katılımcıların bölümlerini öğrenmekti, sonuçların bizim hangi bölümlere daha fazla eğilmemiz hangi bölümlerle iletişimi artırmamız gerektiğinin çıkarılması konusunda yardımcı olduğunu düşünüyorum.

anket_bolum

İlk sırayı %10 ile Bilgisayar Mühendisliği alırken ikinci sırayı %7,7 ile Elektrik Mühendisliği ve Makine Mühendisliği almış. Konuya elektrik-elektronik fakültesi öğrencilerinin daha çok ilgi duyması ise beklenen bir sonuçtu.

Öğrenciler okul hakkında ne düşünüyor?

Sadece derslere girip çıktığımız bir binalar yığını mı? yoksa tümüyle hayata hazırlandığımız bir rampa mı? diye düşünürken okulun sosyal tarafını biraz değerlendirmek istedik, biliyorduk ki burada da kanayan bir yara ve bir istek vardı. Okulda yapılan son festivalin 2014 güz dönemine denk geldiğini hatırlatarak – 2016’ya giriyoruz bu arada – katılımcıların okuldaki sosyal etkinlik performansına nasıl baktığına bir miktar ışık tuttuk.

anket_puan

Buradan öğrencilerin okuldaki sosyal etkinliklerden pek memnun kalmadığı sonucu ortaya çıkıyor olabilir, ayrıca ankette yüzdesi gözükmeyen 5 puanın değeri %2,3. Dikkat edilmesi gereken husus ise 1 ve 2 puan vermiş %17,7 ve %23,1 ile toplam %40,8’lik bir kitle olması. Bu puanlamayı yapanların okuldaki etkinliklerden tamamiyle uzak olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla buradan etkinlik düzenleyen kulüplere ve tüm okulu kapsayacak etkinlikler düzenleme yeteneği olan birimlere apaçık bir soru işareti gönderiyoruz.

Diğer grafiğimizde beklentilerin ne olduğu yönünde idi o da şöyle:

anket_istenilen

Sanatsal etkinliklere ihtiyacın fazla olduğu ve buna rağmen azımsanmayacak kadar akademik etkinliklere de isteğin/ihtiyacın olduğunu görüyoruz. Etkinlik düzenleyiciler için akademik etkinliklerin performansı nasıldır bilemeyiz ama görünen o ki öğrencilerin tamamiyle ilgisiz olduğunu söyleyemeyiz.

Bizim için daha önemli bir soru etkinlik duyurularına öğrencilerin hangi kanallar aracılığıyla ulaştığı ile ilgiliydi.

anket_kanal

Twitter’ın duyurular için bu kadar verimsiz olması ilginçken afişlerin bu kadar etkili olması ise şaşırtıcı. Öğrencilerin twitter kullanım istatistikleri elimizde olsaydı bu verimsizliğe bir cevap arardık fakat global kullanım verileriyle bir sonuca varamıyoruz. Bizi ilgilendiren kısım ise bu kanalların katalizörünün çevre olması ve Facebook akışında öne çıkan etkinliklerin daha çok şans bulmasıydı. Uygulama içi etkinliklerin yayımlanmasında “promote” seçeneğinin bir gelir kapısı yaratabileceğini varsayıyoruz. Ayrıca pazarlama aşamasında yoğunlaşılacak ağın Facebook olması gerektiğini de okul için herhangi bir girişim/etkinlik yapan/yapacak olanlara tavsiye ediyoruz.

Uygulamalara bakış

anket_uygulama
İlk sorunun açıklamasında “YTÜ Yemekhane vs.” diyerek kullanıcıların muhtemelen o uygulamaya göre cevap vermelerine sebep olduk.

Tahminlerimiz gösteriyor ki YTÜ Yemekhane ve muadilleri haricinde okula yönelik bir uygulama kullanan sayısı çok az. Bu da bize bir pazar açığı gösteriyordu ki bu da çıkış noktamızdı. Bu yemekhane uygulamalarının beklentiyi karşıladığını söylemek mümkün fakat tek yeteneği okulun yayınladığı verileri mobil ekranlara taşımaktan ibaret olan bir uygulama tabi ki beklentiyi karşılamalı.

Bizim için bir yönlendirici soru daha vardı o da okuldaki derslik/salon dağılımının karışık olmasıydı, bundan bizde muzdarip olduğumuz için aynı sorunları yaşayıp yaşamadığımızı test etmek istedik:

anket_derslik
Evet diğerleri de bizim gibi kayboluyormuş

Buradan ve bir mobil uygulamadan ne istersiniz? sorusuna cevaplardan anladığımız kadarıyla öğrenciler okulda kaybolmaktan şikayetçi. Öğrencilerden gelen talepleri filtre edersek sorulara genel olarak cevaplar şöyle serpiştirilebiliriz:

Kullandığınız uygulamadaki eksiklikler sizce nedir?

Sorusuna yanıtlar daha önce belirttiğim “YTÜ Yemekhane vs.” kıyaslamasından ötürü bu uygulamalara yönelik bir değerlendirmeden oluşuyordu. Ağırlıklı olarak cevaplar reklam, sadece bulunulan güne ait menüyü göstermesi, tasarım/arayüz yetersizliği olarak sıralanmış. Kullanıcıların reklam gösteriminden veyahut reklam gösterim şeklinden memnun olmadığı sonucuna varıyoruz. Gelir modeli yaratırken dikkat edilmesi gereken bir husus olarak not edilebilir.

Eğer okula yönelik bir mobil uygulama olsaydı hangi özellikleri olmasını isterdiniz?

Sorusu güzel yanıtlar ve tahmin ettiğimiz sorunların çözümüne yönelik tavsiyelerden oluşuyordu. Öncelikle USIS’in mobilleştirilmesi yönünde çok fazla talep olduğunu belirtmek gerek. Fakat USIS’in hem altyapı olarak hem de dış erişime yönelik olarak izin verilecek bir sistem olmadığını tahmin ediyoruz. Burada sorumluluğun okulda olduğunu belirtmekte fayda var. Cevapların içinde mini bir tinder isteyen de çıktı az mobil veri yesin diyen de. USIS dışında isteklerin önemli bir kısmı sosyallikle alakalıydı, mobil olarak iletişimin sadece Whatsapp grupları üzerinden döndüğü ve bunun da kısıtlı olduğunu tahmin edersiniz. Bizim buradan algıladığımız öğrencilerin telefon numarasına ihtiyaç duymadan birbirleriyle iletişime geçebilmelerinin sağlanması, etkinlik duyurularının daha efektif bir şekilde ulaştırılması, ders takviminin daha kolayca işlenmesi, devamsızlık bilgisinin takip edilmesi, bölüm ve okul duyurularının en basit şekilde ulaştırılması yönünde oldu.

Bilahare sonuçlara gelelim:

Anket bize tespit ettiğimiz sorunların herkesin ortak sorunu olduğunu gösterdi. Öncelikle hedefimiz okuldaki sosyallik sorununa bir nebze de olsa çözüm getirmek. Fakat bu sorun tek taraflı bir çözümle giderilemeyecek kadar karmaşık; biz sadece etkileşimi ve iletişimi artırmak için çalışıyor olacağız. Daha sonra etkinlik duyurularının çok daha pratik bir şekilde duyurulması/uyarılmasını sağlayacağız. Bu etkinlik duyuruları ise öncelikle okul daha sonra İstanbul genelindeki etkinlikleri kapsayacak. Okulun ve bölümlerin yaptığı duyurulara ulaşımı kısaltıp zamandan tasarruf sağlayacağız. Ders takvimini bir kez girip daha sonra bildirimler ile uyarı ve devamsızlık bilgisini kullanıcının kendi takip edebileceği bir altyapı sağlayacağız. Bina içi krokilerle ve navigasyon ile hangi derslik nerede sorununa çözüm getirmeye çalışacağız. Bunları yaparken de sadelikten ödün vermemek ve kullanıcı deneyimini ayaklar altına almamak en önemli iki ana ilkemiz olmalı.




Medium Okumaları #6

medium

Üşengeçliğim yüzünden düzenli devam edemediğim medium seçmelerinin 6. sı.

Davranışsal Ekonomi 1 : 200 TL her zaman 200 TL midir? — Tevfik Uyar

Davranışsal ekonomi (behavioural finance) meselesi benim acayip ilgi duyduğum bir konu olduğu için bir yerde bununla ilgili bir yazı gördüğümde atlıyorum, konu özetle insan psikolojisinin parasal kararlarında önemli bir etkisi olduğu yönünde.

Davranışsal Ekonomi 2 — Yeme Çapaya Gelmeyin! — Tevfik Uyar

İlk yazının devamı niteliğinde çapa etkisinden bahsediliyor.

10 yıldır girişimciyim. Bakın neler öğrendim. — Ekim Nazım Kaya

“(Bazı) milyonlarca dolarlık exit’lerin aslında değersiz hisseler karşılığı yapıldığını, lüks aracının lease’ini ödeyemeyen girişimcinin hala maddi başarıyla anılma çabasını, küçülmek durumunda kalan bir şirketin anlamsızca bunu gizleme girişimini, yatırım alma şampiyonu, gıptayla izlenen girişimcinin karlılık baskısıyla yatırımcılarıyla arasının nasıl kötü olduğunu ve onlarca başka örneği gördüm.”

Biyoteknolojinin Jobs’u ! — Elçin Ekşi

“Okulu bırakmak ve hayallerinin peşimden koşmak dediğimiz zaman bu gün dünyamızı şekillendiren pek çok ürünün geliştiricileri aklımıza gelir. Bill Gates, Mark Zuckerberg ve Steve Jobs üçlüsü bu isimlerin en bilinenleri olarak aklımıza gelen ilk örnekleridir. Belki çok duymadığınız bir diğer örnek ise Elizabeth Holmes’tır.”

Vuja De: yeni bakış açısı — Mehmet Doğan

“Sorun, yeni ve inovatif bir şeyler öğrenebilmek değil. Asıl sorun, eski bilgilerimizi unutabilmek.”