4 Temmuz Mersin-Taşucu Bisiklet Turu

kızkalesi uydu

Bu bisiklet turu,hiçbir kurum,dernek ve organizasyonla alakası olmamakla birlikte,arkadaş çevresinde oluşturulmuş bir turdur.

Yazının devamı çok ilginç.

– Yazının bu bölümü daha önce yazılmış olup,geçerliliği bulunmamakta. –

Taşucu’da neresi sorusunun cevabı olaraktan:

taşucu

Gidiş yaklaşık şöyle:

rota

Ben malım,bana genelden göster diyecek olursanız,varacağımız nokta A olarak gözükmektedir:

taşucu maps

Gezi boyunca,tracker uygulaması olarak Endomondo’yu kullanacağız,çok merak ettiyseniz endomondo sayfam.

– Yazının bu bölümü daha önce yazılmış olup,geçerliliği bulunmamakta. SON –

Gerçekler Şimdi:

Evet şimdi geldik uzun lafı anlatmaya,plan çok değişti fakat biz yine de 3 kişi yola çıktık.

Başlıkta okuduğunuz gibi Mersin-Taşucu olayı bu mevsimde hikaye hele hele Mersin’de.Yazının devamında aksiyonu anlayacaksınız.

4 Temmuz 2013 Saat 4:30 civarı:
Yer:Mersin/Mezitli (Kuyuluk Kavşağı)
Sabahın köründe bol soğanlı dürüm yemenin verdiği itici güçle saat 5 olmadan yola çıktık.Herşey güzel çantalarda sular ellerde eldivenler daha güneş ortalıkta yok ve hava gayet serin.Enerjide full,hani nokia telefonlarda çubukla gösterilir ya işte onun gibi full.Arada bir abanıyoruz pedallara uçuyoruz,düz yol ya.

4 Temmuz 2013 Saat 06:30 civarı:
Yer:Mersin/Erdemli (Derenin kenarında oturulacak bir yer)
İlk pit-stop noktamıza tahminimizden önce varmış,bir gurur ile mola verdik.Çantamızda taşıdığımız konserveleri çıkarıp kaşıklamışız (o dürümün üstüne uzun bir süre birşey yiyemedim,konserve dahil),neyse biraz dinlenip yola koyulduk,yolda amcalar “Yürüyün be koçlar,aferiin oğlum!” nidalarıyla bize gaz veriyor bizde şevkle pedalları çeviriyorduk.

Kumkuyu,Olbios Otel’e gelmeden önceki tabela önü,gülüyoruz ama o tepeyi çıkarken akla karayı seçtiğimiz kesin:

kumkuyu bisiklet

4 Temmuz 2013 Saat 09:00 civarı:
Yer:Mersin/Erdemli (Ayaş tarafları)
Mersin-Silifke yolunu bilenler iyi bilecektir ki,yolun en inişli çıkışlı adeta hoplanıp zıplanılan bölümü Limonlu’dan sonra başlayıp,sonunu bizimde bilemediğimiz bir yerde sona erdiği bölümdür.İşte tam biz orada adeta ecel terleri ile o yokuşları çıkmaya çalışıyoruz,ama işin güzel tarafı o tepeyi aştıktan sonraki inişler,adeta orgazm yaşıyorduk,motorsikletleri solluyoruz,ALLAHUEKBER VUHUU nidalarıyla kendimizden geçiyorduk,fakat altımdaki bisikletin gerçekten bir sınav olduğunu işte o yokuşlarda anladım.Galiba oralarda tansiyonum düşmüş olmalı ki ben artık iyice güçten düşmüş her nefes alışımda sırtımda bir ağrı hissediyordum,artık son çare olarak karar verdik,Taşucu bir hayal fakat Kızkalesi’ne az kaldı,finish olarak Kızkalesi’ni belirledik.Tabi yol boyunca bisikletleri değişerek kullandık,piller tükenmek üzere.

– Burada bir ek var. –
Ayaş’ta artık mola vermek zorunda kaldık,çünkü gerçekten ya ölecektim ya da bayılacaktım.Zor bir karar vererek bir kafe/restaurant tarzı bir yere girdik,aklımda yemek yemek yok çünkü boğazımdan su zor geçiyor,bizimkiler oturdu ne yesek demeye başladılar,en makul yenebilecek şey gözlemeydi,o da 5 TL ile bütçeye rekor niyetinde bir çıktı sağlıyordu,üstüne de 3 çay ile kombo yaptık ve daha motorlar soğumadan yola tekrar koyulduk,güneş iyice sapıtmış cayır cayır yakıyordu tabi ki.
– Artık bir ek yok. –

kızkalesi

4 Temmuz 2013 Saat 10:00 civarı:
Yer:Mersin/Erdemli (Kızkalesi)
Son durduğumuz yerden hiç arkama bakmayarak sürdüğüm uzun bir yoldan sonra (ya da bana öyle geldi) Kızkalesi’ne girdiğimi anladım,duracak bir yer baktım ve merkezdeki okulun önünde durdum,çok geçmeden bizimkilerde yetişti.Artık bir karar vermemiz gerekiyordu,tamam mı devam mı? Mersin’i yaz aylarında bilenler yine çok iyi bilecektir ki,güneş sizi yakmaya başladıktan sonra akşam batıncaya kadar aynı yakıcılıkta devam eder.O havayı içinize çektiğinizde oksijenden çok nem olduğunu bilirsiniz.İşte Mersin’de yaz böyledir,Kızkalesi’nde beklerken bunu gözardı edemezdik.Tamam dedik kalıyoruz.Tabi ki en büyük problem kalacak yer idi,tam arkamızda duran “Avcı Aile Moteli”ne doğru ilerledik,içeri girip odaları gezdik,tabi ki mühim olan paraydı.Motel sahibi abi ile uzun pazarlıklar ve diplomatik çabalar sonucunda 95 TL’den 70 TL’ye indirterek Hamdi beyin teklifini kabul ettik.Odaya şahsen girip kendimi yatağa attım,uyumaya çalıştım,olmadı,sızıp tekrar uyanıyordum herhalde o yorgunluktan sonra vücut kendine gelemedi,zaten akşam denizede gidemedim.

4 Temmuz 2013 Saat 22:00 civarı:
Yer:Mersin/Erdemli (Kızkalesi)
Akşam yemeği dediğimiz hedeyi normal insanlar en geç 20.00’ye kadar yaparken biz marjinaliz ya saat 22:00’de ancak bir yere gitme aklımıza geldi.Motelden çıkıp yolun karşısına sahil tarafına doğru geçtik,adımımızı attığımızda “Zeugma Restaurant”ın deneyimli çalışanı bizi allem edip kallem edip oturtturdu,indirim yapıcam diyip sudan 2 lira alınca tek karımız 1 lira oldu.Şahsen doyup doymadığımı pek anlamadım ama galiba beynim doydum mesajını aldı.Daha sonra tabi ki sahili gezmek şart oldu.Sahile giden yolda çoğunlukla dövmeci kardeşler,itinayla döveriz gibi iğrenç espriler yapmakta ve herkese 1 dövme gibi bir akım oluşturmaya çalışıyordu.Tiksinerek kaçtık,sahilde şezlonglar gece bile paralıydı,yoh artık diyerek oradanda uzaklaştık.Sahilde her türlü boşluğu paraya çevirecek birşeyler vardı.Neyse diyip BİM’e dayandık,fakat kapalıydı,A101 o da kapalıydı,sonunda eşsiz ülkemin güzide büfelerinin birinde bulduk kendimizi,gerekli malzemeleri alıp sahile tekrar döndük,sahil boyunca yere oturup içen onlarca kişinin arasında kaybolup gittik,içtik mi içtik.Gecenin köründe motele geri döndük,fakat uyumak mı? O da ne saat 03:00’e kadar oturduk mal mal konuştuk tabi ki.

5 Temmuz 2013 Saat 10:00 civarı:
Yer:Mersin/Erdemli (Kızkalesi)
Malum 1 günlük kalacaktık,saat 10:00’da da sona eriyordu,bizde toparlanıp motelin terasına indik.Saat 10:00’dan 17:00’ye kadar nasıl orada oturduğumuzu bilmiyorum ama saat zorda olsa geçti,17:00’de yemeğe gittik,yemeği yiyip yola çıktık.

5 Temmuz 2013 Saat 18:00 civarı:
Yer:Mersin/Erdemli (Kızkalesi)
Geri dönüş yolunun tek zevki eve geri dönüyor olmanın verdiği zorunluluk olabilir.Açıkcası Mersin’de akşam güneşinin öğlen güneşinden tek farkı konumu.Güneş kreminin duacısıyım.Yol yine yokuşlu olsada inişleri insanı kurtarıyor.Emin olmak gerekirse gidişinden daha çabuk döndük.Saat 21:30 gibi evdeydim,hani filmlerde tepeye çıkıp bayrağı dikerler ya benimkisi de öyleydi.

Bu Geziden çıkarılacak sonuç:
Yola çıkmadan önce sağlam yemek yiyin,Powerade candır,bulundurun.Su tabi ki şart.Tansiyonunuz benim gibi düşebilir,tuzlu birşeyler bulundurun.Daha az yorulmak ve ölmek istemiyorsanız sağlam bir bisiklet ile yola çıkın. Mersin gibi bir yerde yazın böyle bir tur yapmadan önce bir kez daha düşünün. Maceracı olun,tatile değil keşfetmeye çıkın.

Bu arada gidemediğimiz mesafe:

kızkalesi-tasucu

Tags:

1 thought.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir