-- Müzik

Bir Albüm İncelemesi: “Dream Theater”

Dream-Theater-Dream-Theater

Grubu bilenler diyecektir ki,albüm mü inceliyorsun gruba mı yardırıyorsun,fakat albümün isminin de “Dream Theater” olduğunu söylersem şaşırır mısınız?

Şaşırmayın,self-titled yani grubun kendi adını taşıyan albümü,”Dream Theater” 23 Eylül’de grubun kayıt şirketi Roadrunner tarafından çıkarıldı.

Albüm çıkmadan önce albümden iki parçayı single olarak yayımladılar,ilki “The Enemy Inside” idi,açıkcası bu parça “Systematic Chaos” albümünden fırlama gibi yanlış albümde gibi duruyor geldi.Şayet ilk yorumumda albümün devamı da böyleyse ümidi keselim oldu.Daha sonra çıkan single “Along for the ride” ı ise dinleyemedim,direk albümü edindim.Onunla ilgili yorumum sonra gelecek.

O zaman albüme dalalım.

1- False Awakening Suite

Biraz ayıp olacak ama,DT diskografisinde gelmiş geçmiş en iyi albüm açılışlarından biridir bu.Intro manasında gayet başarılı,Mike Mangini,Portnoy’un yerini dolduracağını önceki albümden belli etmişti ama ciddi katkıyı bu albümde sağlayacağını anlamış olduk.

http://www.youtube.com/watch?v=zXWweaXE4v4

Malum virtüözitesiyle tanındığı için davulcularında gözbebeği olan (Mike Portnoy’un etkisiyle diyelim) grup hemen cover çalışmalarına başlamış,örneğini şuradan izleyebilirsiniz:

2- The Enemy Inside

Parçayı albüm çıkmadan önce dinlemiş,ısınamamış dahası çok standart,DT dışı bir çalışma olarak gördüm -genel olarak Systematic Chaos albümü içinde bunu söyleyebilirim.Ayrıca o albümde apayrı bir yapıt olarak In the Presence of Enemies adlı bir yapım bulunur,kendisini tenzih ediyorum.- Megadeth için çok güzel bir parça olabilirdi bence,ya da Systematic Chaos‘da.

3- The Looking Glass

http://www.youtube.com/watch?v=_ZjvPQPyoh4

Youtube’da bu şarkıyı ararken,zilyon tane cover’ını bulduğumu söylesem inanır mısınız? Albümün tadı gelmeye başlıyor,giriş parçası budur albümün aslında,solo yine petrucci kalitesinde fakat parça Rush ayarında.

4- Enigma Machine

http://www.youtube.com/watch?v=tAPEOIE2Oq0

Albümün geçmiş albümlerin sentezinden oluştuğunu duydum,aslında öyle bir hava estirilmiş,Train of Thought’tan Systematic Chaos’a Images and Words’e kadar bir harman bir esinti bulunduruyor,bu parçada da bunu hissedebiliyoruz.03:20 civarında giren klavye solomsu şey neydi o öyle dedim açıkcası.03:40’dan sonraki hava çok hoş,eskilerden.

5- The Bigger Picture


James LaBrie

James LaBrie,Dream Theater’ın ilk albümü “When Dream and Day Unite” dışında tüm albümlerde vokalliğini yapmış tenor sanatçı.


Harmanın dibine vurulduğu bir DT klasiği daha,yine vokal muhabbetinin döneceği bir şarkı.Ezberlenesi,nakaratı güzel nadir DT parçalarından.LaBrie paşanında kulaklarını çınlatalım.

“shed your light on me
be my eyes when i can’t see
shed your light on me
be my guide so i can see
the bigger picture”

6- Behind the Veil

http://www.youtube.com/watch?v=4iIjCvlFBYk

Jordan Rudess

Jordan Rudess,Dream Theater grubunun klavyecisi.


İşte tartışmalı şarkıya geldik.Metallica’nın Creeping Death parçasına oldukça benzer bölümü bulunan bu parçayı bana kalırsa LaBrie kurtarmış.Fakat Jordan Rudess reyizin müdahalesiyle sonlara doğru şaha kalkan bir grafiği var,dinlenir tabi ki.Petrucci yine es geçilmeyecek bir soloyla yardırmış.(Hem döverim,hem severim.)

“Someone save me, look behind the veil
Please don’t walk away
Someone save me, bring me home tonight
I can’t face another day”

Malum Metallica parçası için:

7- Surrender to Reason

http://www.youtube.com/watch?v=7qC5BvuEKUg

John Myung

John Myung,Dream Theater’ın bass gitaristi.


Galiba albümün en hoş parçası,DT’nin geçmişine doğru yola çıktığını görüyoruz.Kulaklarımızda dinliyor.Ayrıca parçanın sözlerini grubun sessiz ve kuul abisi John Myung yazmış,daha bir ilgi çekici oluyor haliyle.

8- Along for the Ride

The Enemy Inside’dan sonra çıkan single parçasıydı hatırlarsanız.Bu isimle Dream Theater bir de tura çıktı,fakat tur takviminde Türkiye yok,muhtemelen gelmeyecekler,beni bekliyorlar galiba.Gitar riff’leri basit geldi,ama aslında The Enemy Inside’dan iyi.03:05’den sonra giren klavye solosu,parçanın tüm halini unutturuyor,saygıyla eğiltiyor.Albümün son parçasına geçmeden önce böyle birşey yapalım demiş olabilirler,aslında bizde anlamadık.Hollow Years havası var,dinleyenler hatırlarsa iyi olur.

9- Illumination Theory

http://www.youtube.com/watch?v=CzRzw0T0WSw

Aslında 5 partlık bir kapanış parçası ama 22 dakikalık destanımsı birşey.Ayrıca -yamulmuyorsam.- senfonik kısımlar piyanist Eren Başbuğ’a ait.James LaBrie’yi daha ne kadar öveceğim bilmiyorum aslında burada tam anlamıyla övüp bitireyim.Bu abimiz 2,5 oktavlık (c3-g5) bir sese sahip.Neyse.Senfonik kısımlar şarkıdan kopuk gelse de bu ne güzel şey böyle diyip dinliyoruz.11:15’de giren sertliğe de aşık olacaksınız muhtemelen,albümün genelinde olduğu gibi burada da eski esintiler geliyor.

Albüm burada bitiyor.Tam tamına 1 saat 8 dakika 1 saniyenizi ayırdıysanız pişman olmamanız gerekir,şahsen daha önceki A Dramatic Turn of Events ve Black Clouds and Silver Linings albümlerine göre kat be kat iyi,fakat göreceğiniz yorumlarda eskinin devamını bekleyen kitle grubu yerden yere vurmaya devam edeceklerdir.

Acayip öveceğim şimdi:

Mike-Mangini

Mike Mangini,Dream Theater’ın Mike Portnoy’un gruptan ayrılmasından sonra gelen davulcusu.


Kendimi zor tuttum fakat buraya kadarmış,Mike Mangini ortalığı kasıp kavurmuş,bunu anlamanız için size tavsiyem albümü FLAC(müteakiben 320 kbps) formatında ve sağlam bir kulaklıkla dinlemeniz.Önceki albümde Mangini’ye laf atanlara selamı çakmıştır.Portnoy’a alışan kulaklar aslında buna da alışacaktır sonuçta grubun belirli bir simyası var evrilmiş birşey yapması imkansız fakat gerçekten teknik olarakta noktayı koymuş albümde.

Diğer albümlerden farklı olarak bu albümde daha fazla “ride” zilinin kullanıldığını düşünüyorum.

Ek olarak albümün genelinde Images and Words albümünün devamı gibi geldiğini veya bir harmanı olduğunu düşünüyorum.Rush,Metallica ve Megadeth denemeleri de var gördüğünüz gibi.

Bu arada Mike Mangini nasıl bir hayvan merak ediyorsanız şöyle alalım:

ve tabi ki gelmiş geçmiş en iyi gitar virtüözlerinden John Petrucci’yi unutursak Lucifer dayı bizi mekanına almayabilir.

Ayrılık vakti:

Yine birkaç yıl gidecek bir Dream Theater albümüyle karşı karşıyayız,iyisiyle kötüsüyle 20 yılı aşkın müzik yapan bu grubun geçirdiği değişimi diğer albümleride dinleyerek anlayabilirsiniz.Ha bana kalırsa tekrar tekrar söylediğim gibi 2013’ün en iyi ikinci albümüdür,birincisi Arctic Monkeys’in AM albümü,fazla netim.Yine de gayet güzel bir albüm.

Yazıda kullanmak istediğiniz materyalleri kullanmadan önce,Telif Zımbırtısı sayfasını okumanızı salık veririm.

Yorum Yaz

Yorum

    Webmentions

  1. 2013′ün En İyi 3 Albümü | Kerim Kaan'ın Kişisel Blogu

    […] Blogu gezerken farkedebileceğiniz üzere bu albüm üzerine küçük bir inceleme yazısı yazmıştım.(Bir Albüm İncelemesi: Dream Theater) […]